Kanıta dayalı tıp 1990 yıllardan itibaren gündeme oturmuş ve yaygınlanmış olan bir tıp anlayışıdır. Daha önce hekimlerin tecrübesine deneyimlerini bağlı olarak var ona tıbbi uygulamalar 90’lı yıllardan itibaren artık kanıtlara dayanarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Kanıtlar tabii ki hekimlik mesleği var olduğundan beri hekimler tarafından dikkate alınan ve önemsenen bir kavramdır, ilk defa gündeme gelmesi söz konusu değildir ancak tıp eğitiminin be tıbbi uygulamaların ağırlıklı olarak neredeyse tamamına yakının kanıta dayalı olmasını adı kanıta dayalı tıptır. Kanıta dayalı tıbbın anlamı hekimlik uygulamaları hastalık tanı ve tedavileri sırasında en son güncel bilgilere dayanarak kişilerin beklenti ve değerleri ile uyumlu bir şekilde hizmet sunmak anlamına gelir. Güncel bilgiler nedir dediğimiz zaman tıpta var olan son gelişmeler son buluşlar son bilgiler anlamına gelir. Tıp bilgilerinin yarılanma ömrü yakın bir zamana göre yapılan bir hesaplamaya göre iki buçuk üç yıl arasındadır. Yani tıp fakültesini bitiren bir hekimin kendisini yenilememesi durumunda iki buçuk üç yıl sonra o bilgilerin yarından fazlası değişmiş olmaktadır. Bir iki buçuk üç yıl daha kendini yenilemezse geriye kalan bilgilerinin de yarısı değişecektir. On yıl boyunca onbeş yıl boyunca kendisini yenilemeyen bir hekimin bilgilerin artık geçerliliğini nerdeyse tamanen yitirmiş olacaktır. Dolayısıyla sürekli olarak yeni kanıtlar bulunmaktadır. Eskiden bildiğimiz bir takım hastalıklar hastalık olmaktan çıkıp normal kabul edilirken yepyeni bir takım yeni hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Eskinden normal kabul ettiğimiz bir takım durumlar hastalık kategorisine girmektedir. Her yıl yapılan araştırma bilimsel çalışma ve bunlarda üretilen yayınlara baktığımız zaman akıl almaz boyutta olduğu dikkati çekmektedir. Sadece “Pubmed” dediğimiz bütün hekimlerin nerdeyse önemli bir başvuru kaynağı olan bir indexlenmiş dergileri içeren kaynağa baktığımızda örneğin 2014 yılı ve 2015 yılı için söz konusu olan yayın sayısı 700.000’nin üzerindedir. 700.000’nin üzerinde 2014 yılında bir o kadar da 2015 yılında Pubmed’de indexlenmiş dergilerde yayınlanan makale çıkmıştır. Yani o kadar sayıda araştırma yapılmıştır. Bir hekimin sadece kendi alanındaki araştırmaları düzenli olarak okuyup son bilgilere ulaşması hayli zordur. Bu zorluğu gösteren şöyle bir hesap vardır. Eğer bir hekim sadece kendi uzmanlık alanında yayınlamış olan ve sadece Pubmed’e giren dergilerde yayınlanmış olan araştırma makalelerini okumaya kalkışsa ve her makaleyi ingilizce her makaleyi okumak için beş dakikasını ayırsa bu hekimin kendi uzmanlık alanında yeni yayınlanmış tüm makaleleri okumak için yılda 800 saatini ayırması gerekmektedir. 800 saatin anlamı sekiz saatlik iş gününden 100 iş günü demektir. Bir yılda 220 çalışma is günü olduğunu hesapladğımız zaman bir yılın neredeyse yarısının sürekli makale okumaya ayırması gerekmektedir bir hekimin. B mümkün olmadığı için yeni gelişmeleri izleyebilmek amacıyla kanıta dayalı tıp uygulamalarına esas teşkil eden çeşitli web kaynakları oluşturulmuştur. Bunlardan en meşhur en yaygın “Cochrane Library” dediğimiz “Cochrane Collaboration” dediğimiz cochrane.org adresinden ulaşılabilen bir sitedir. Bugün artık eskiden var olduğu gibi hekimler hastanın gözünden duruşundan bakışından teşhis koyma yoluna gidemez, gidiyorsa bu bir aldatmacadır. Hekimler bilimse kanıtlara dayanarak teşhis yoluna gider, bilimsel kanıtlara dayanarak en son güncel bilgileri koyarak kullanarak tedavi verir. “Ben yaptım oldu” dönemi artık kapanmıştır.
Paylaş
Duyuru listesine kaydol
Yeni eklenen kavramlar doğrudan e-posta kutuna gelsin!